Erzurum'un ilk düşünce derneği
                                 gönülde, fikirde, eylemde biriz; şehrimiz için varız                       04.08.2020 Salı
Doç. Dr. Aslan GÜLCÜ
13.12.2011
Vali’ye Yazılan SMS

Bir ülkeye idareci olmak, bir şehire vali olmak, ilçede kaymakam olmak gibi işler zor işlerdir. Zorluğunun yanında vebali de ağırdır.

Yönetici, teb’asının her zorluğunu yönetici olur olmaz bilecek ve hemen giderecek, “halk içinde Hakk ile beraber” olacak ki Allah ta o yöneticiden razı olsun. Yöneticinin vebali, tüyü bitmemiş yetimden başlar, sakalı dizine gelmiş ihtiyarların vebalinden geçip aç susuz hayvanların, kuşların hesabına kadar uzanır.

Hele de bir insan Erzurum’a Vali olursa işi en az on kat daha fazladır. İş bununla da kalsa iyi, tâ 350 sene önce yaşamış bir Vali’nin muhatabı olursunuz.

Hani göğsümüzü gere gere anlatırız ya…

Osmanlıdaki idareciler kışın aç kalan kurtlara, kuşlara yiyecek atarlarmış.

Eski adamlar köylerde kuşlar yesin diye bir-iki tarlayı biçmezlermiş. Ecdâdımız, insanlarına yönelik hizmetlerini elinden geldiğince yapmış. Bununla da kalmamış san’at yönünden çok yüksek eserleri vücuda getirmişlerdir. Burada “ecdâd” dan kasıt, tarih olmuş ve tarihe geçmiş yöneticilerimizdir.

Örneğin eski Erzurum Valisi Lâlâ Mustafa Paşa, şehri yönetmenin yanında hiç olmamış yenilikleri getirip vatandaşını mutluluğa gark etmiştir. (Allah O’ndan râzı olsun). Erzurum’a gelir gelmez bu şehrin en büyük sorunu “anlamış” ve hemen çözmüştür. Vali Lâlâ Mustafa Paşa, idarecilik işlerinin yanında şehrimize bir çok tarihî eser de hediye etmiştir. Bunların başında Lâlâpaşa Camii olarak bilinen Lâlâ Mustafa Paşa Camii gelmektedir.

Hani ermeniler kaçarken altınlarını mezar süsü verilmiş yerlere gömüp gitmişlerdi ya. Çünkü biliyordu ki Müslüman-Türk mezara saygıldır. Aynen öyle de bir fâni olan Lâlâ Mustafa Paşa’da göçüp gideceğini bildiği için ilerde müslümanların saygı göstereceği bir eser yapıp kapısına da bir “Kitabe” yazdırıvermişti, benden sonra gelen valiler okusun diye…

Âdeta taşın üstüne bir SMS yazıp göndermiş.

Vali Mustafa Paşa, bu “az ve öz” çağlar üstü mesajının önemine binâen , bu kanunu diri tutmak için bu görkemli esere çok kaynak ayırmış ve san’at diliyle bize ulaşmasını sağlamıştır.

Lâlâ Mustafa Paşa, Erzurum’u çok iyi tanımış, şehrin tek sorununa hemen bir çözüm bulmuş ve uygulamıştır. Valiliğin ne olduğunu bildiği için yazdırdığı kitabede direkt olarak şehrin yöneticisini hedef almış, mesajını ona göndermiş, halka da “bakın siz hakkınızı olur da istemez/isteyemezseniz” diyerek “adil vali” meslekdaşına söyleyeceğini söylemiştir.

 Kabrine nur insin, Vali Mustafa Paşa hem bu hizmeti yapmış hem de yapılmasını vasiyet etmiş.

Ne mi yapmış?

“Bu bölgede yaşayan insanlar vergi vermeyecek, tarım ürünleri üretenlerden vergi alınmayacak, hayvancılık yapanlardan vergi alınmayacak” buyurmuş.

O tarihten Cumhuriyete kadar bu bölgeden vergi alınmmış, zor iklim şartlarında yaşayan Erzurumlular geçimlerini vergi vermeden, kıt kanaat ancak temin etmişlerdir. İş bununla da kalmamış, olayın şiddetinden halkın ağlamasını, sızlanmasını, mahvolmasının hesabını yaparak 350 yıl önceden günümüze taştan SMS göndermiş ve tehdit etmiştir:

 ‘‘Bundan sonra adı geçen eyalete vali olanlardan, diğer hekimlerden her kim bu yazılan vergilerden birini alır ve isterse Allah ve Resulünün laneti üzerine olsun”

Bir ân önce toparlanıp Ankara’ya gidip bu durumu anlatmamız lâzım gelmektedir.

Ya kitabeyi kaldırsınlar, ya da gerekeni yapsınlar.

Kitabeyi kaldırmak ecdâda saygısızlık olacaktır, en iyisi emredileni yapmak galiba. Başka da çaremiz yok gibi…

 Zira, Erzurumluya olan olmuştur, bâri hizmet için gelen ve Vali olmaktan başka hiç bir suçu olmayan Valimize bunu yapmayalım. Yoksa olacak olur, Allah korusun.


Yazarın Önceki Yazıları
06.12.2011   ENER VE ÖLMÜŞ TAVUKLAR